Salı, Kasım 14

florida'da yasamak

Florida'da bunca sene yasamak nasil bir seydi? Buraya ilk geldigimdeki ruh halini hatirliyorum. Istanbul'un trafiginden, kesmekesinden ve insanlarin dusuncesizliginden bunalmistim. Universitenin son senesine girdigimde sporsuzluk oyle basima vurmustu ki Levent'teki evden Gumussuyu'ndaki okula bisikletle gidip gidemeyecegimi ciddi ciddi dusundugumu hatirliyorum. Arabayla bile tutunmanin zor oldugu Istanbul trafiginde bisikletle bir haftadan fazla hayatta kalmayi amacliyordum (az yasa ama sipor yaparak yasa).

Daha oncesinde gittigim Almanya ve Hollanda'da haftalarca gunesi goremediginiz kapali gokyuzu beni tropikal bir adada yasamam gerektigine ikna etmisti. Tropikal olmadi ama astropikal bir yer buldum ve attim kendimi bol palmiyeli Florida'ya. Ilk geldigimde karsilastigim nem, sicak ve bir kac kere sirilsiklam oldugum yagmurlar beni biraz sarsti ama sonrasinda 7-8 ay limonata gibi bir iklimle karsilasinca bir simardim pir simardim, bir sort-tisort ve de bir cift terlikten fazlasina ihtiyac duymaz oldum. Bu bakimdan yasamasi guzel ama sonrasinda gidecegin yere alismasi zor olacak bir mekan Florida.

Baska alisilan bir sey de dogal hayat, nehirler, kaynaklar, hayvanatlar. Yandaki fotodan goruldugu uzere dogal hayata saygi konusunda burada kaldigim surece cok fazla bir sey ogrenemedim ama bol bol kamp, kano, sambrel yapma imkani buldum.
Insan bir de bir yerden giderken ulen sunu da yapsaydim, bunu da yapsaydim diyor ya ben de son bir ayda kendimi degisik aktivitelere verdim. Bunlardan bir tanesi duvar tirmanisi ki bayagi keyifliydi. Hanover'de kaldigim mahallede buldugum ilk duvara mahalle sakinleri mudahale etmedigi surece tirmanmayi planliyorum (duvar tirmanmak, duz duvar tirmanmak, vs ile ilgili esprileri simdiden teessufle karsiladigimi bildiriyorum). Cok duz olmayan bir duvara tirmanmak yanda goruldugu gibi bir sey. Diger merak saldigim bir sey ise timsahli golde yelken yapmak. Aslinda okulun golunde yelken yapabilmek icin yelken karti almak gerekiyordu, benim de cok ugrasmaya niyetim yoktu ama gecen haftasonu golun uzerinde harika bir ruzgarla karsilasinca ve de adamlarin bir adet ruzgar sorfu oldugunu ogrenince bu sorfu kullanabilmek icin yelken kartini almaya karar verdim. Dandirik bir yuzme ve yazili sinavini gectim. Yanda gaza gelip yelken terimlerini ogrenmek icin yaptigim cizimi goruyorsunuz. Sonra geldi sira pratik sinava. Golun ortasinda yelkenlimle manevra yaparak bogulmak uzere olan bir can simidini kurtariyormus gibi yaptim. Bir sonra yapmam gereken sey ise yelkenliyi ters cevirip sonra teknenin altindaki salmaya abanarak tekrar duzeltmekti. Ters cevirme konusunda hicbir problem yasamadim zira eskiden cok sisme bot cevirip suda altina girmisligim vardir. Ama gel gelelim teknenin arkasina yuzup salmaya tirmanmaya hazirlanirken salmanin kayip suya dustugunu farkettim. Ben salmayi bulana kadar ise yelken diregi dipteki camura gomulmus bulundu. Tabii burada bir ara not duserek golde bol bol timsah oldugunu da (gerci fazla buyuyen timsahlari baska insansiz bolgelere naklediyorlar ama, ama iste..) hatirlatmakta fayda var. Boyle stresli durumlarda genelde kendime bosver salla gitsin, ilerde cocuklarina hatirlatirsin deme egilimim var ama bu sefer timsahlarla aramizda anlatmaya deger bir sey gecmesi halinde ileride bunu benim degil de muhtemelen baskasinin anlatacagini dusunmeden edemeyip hareketlerimi hizlandirdim, maymun gibi teknenin altina tirmanip butun agirligimla abandim da abandim. Tam sahilden yardim geliyordu ki tekne yavas yavas hareket etmeye basladi, yelken dibin butun o guzelim camuruyla beraber tekrar gun isigina cikti. Boylece ben de yelken kartimi almaya hak kazandim. Bundan sonraki macera timsahli golde ruzgar sorfu...

Hiç yorum yok: